Kaplan Hukuk ve Danışmanlık Bürosu
0506 869 35 55 yusuf@kaplanhukuk.av.tr Pzt-Cum: 09:00 - 18:00

Gayrimenkul Hukukunda Mülkiyet Hakkının Korunması: Tapu İptal ve Tescil Davaları

Anayasa ve Türk Medeni Kanunu (TMK) tarafından güvence altına alınan mülkiyet hakkı, sahibine taşınmaz üzerinde kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi verir. Taşınmaz mülkiyetinin devri ve tescili ülkemizde tapu sicili üzerinden yürütülür. Ancak yasalara aykırı, gerçeğe aykırı veya sakatlanmış iradelerle yapılan tesciller hukuken "Yolsuz Tescil" niteliğindedir.

Tapu sicilinin gerçeği yansıtmadığı ve mülkiyet hakkının ihlal edildiği durumlarda başvurulacak en temel yasal çare Tapu İptal ve Tescil Davasıdır. Bu makalemizde, gayrimenkul uyuşmazlıklarında en sık karşılaşılan iki temel dava nedeni olan muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) ve vekalet görevinin kötüye kullanılması durumlarını yasal boyutları ve zamanaşımı süreleriyle birlikte inceledik.

1. Mirastan Mal Kaçırma: Muris Muvazaası Nedeniyle Tapu İptali

Uygulamada gayrimenkul davalarının çok büyük bir kısmını muris muvazaası oluşturmaktadır. Muris muvazaası; bir kişinin mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla, gerçekte bağışladığı bir taşınmazı tapu memuru önünde "satış" veya "ölünceye kadar bakma sözleşmesi" gibi göstermesidir.

Yargıtay'ın İspat Kriterleri: Mahkeme, mirastan mal kaçırma iddiasını incelerken şu hususları araştırır: Murisin taşınmazı satmaya ihtiyacının olup olmadığı, alıcının mali gücünün bu gayrimenkulü almaya yetip yetmediği, tapudaki satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki fahiş fark ve yöresel gelenekler. Eğer muris haklı bir nedenle (Örn: Ağır hastalıkta kendisine bakan tek evladına minnet amacıyla) devir yapmışsa muvazaa kabul edilmeyebilir.

2. Güven İlişkisinin Suistimali: Vekalet Görevinin Kötüye Kullanılması

Gayrimenkul sahiplerinin yaşlılık, yurt dışında bulunma veya iş yoğunluğu gibi nedenlerle taşınmaz satışı için bir başkasına noterden vekaletname vermesi sık rastlanan bir durumdur. Ancak bu güven ilişkisi bazen suistimal edilebilmektedir.

3. Tapu Davalarında İhtiyati Tedbir Kararının Önemi

Tapu iptal ve tescil davalarında davanın açılması, taşınmazın başkalarına satılmasına kendiliğinden engel olmaz. Davalı, dava sürecinde kötü niyetli olarak gayrimenkulü üçüncü bir kişiye devrederse, davayı kazanmak imkansız hale gelebilir veya süreç yeni davalarla kilitlenebilir.

Hayati Usul Hamlesi: Davanın açılmasıyla birlikte mahkemeden ilk talep edilmesi gereken husus, taşınmazın tapu kaydı üzerine "Üçüncü Şahıslara Devrinin Önlenmesi" yönünde İhtiyati Tedbir şerhi konulmasıdır. Tedbir şerhi konulduğu andan itibaren gayrimenkul dondurulur ve davanın güvenliği yasal olarak sağlanmış olur.

4. Görevli ve Yetkili Mahkeme

Gayrimenkulün aynına (mülkiyetine) ilişkin olan tapu iptal ve tescil davalarında hukuki kurallar kesindir:

Gayrimenkul Hukuku Bakımından Uyarı:
Tapu iptal ve tescil davaları; tapu kayıtlarının, keşif ve bilirkişi raporlarının, tanık beyanlarının ve banka kayıtlarının iç içe geçtiği, usuli bir hatada telafisi imkansız devasa maddi kayıpların doğabileceği en teknik dava türleridir. Hak kaybı yaşamamak adına sürecin uzman bir Gayrimenkul Hukuku Avukatı ile yönetilmesi elzemdir.

Kaplan Hukuk Bürosu olarak; muris muvazaası, vekalet görevinin kötüye kullanılması, imar uygulamasından kaynaklanan tapu iptalleri, tecavüzün önlenmesi (müdahalenin men'i) ve ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu) davalarında taşınmaz mülkiyetinin korunması adına profesyonel avukatlık hizmeti sunmaktayız. Gayrimenkullerinize ilişkin uyuşmazlıklar ve dava süreçleri için bizimle İletişim sayfamız üzerinden bağlantı kurabilirsiniz.